Makaleleri.org

Adet Söktürücü Bitki Var Mı?

Günümüzde adet söktürücü olarak sadece eczanelerden aldığımız ilaçları kullanırız. Fakat etraftan biz çok şifalı bitkininde kullanıldığını duymaktayız. Tıp dışında bilimsellik içermeyen bu kulaktan duyma sözler sağlığınızdan edebilir. Bu bitkisel olarak duyduğumuz hiçbir maddenin bilimsel olarak kanıtlanmış değildir.

Biz günümüzde böyle bir yönteme başvuracaksak yine hormonlardan yaralanmaktayız. Piyasada bitkisel karışım diye satılan ürünlerin içerisinde ne olduğu bilinmemektedir. Bu karışımların da insan vücuduna ne kadar yararlı olduğunu bilemeyiz.

Bilimsel kanıt taşımayan bu maddeleri kullanmamalıyız. Çoğu doktorda böyle bitkisel karışımların kullanmasını istememektedir.

Arıca en çok duyduğumuz şeyde aspirinle geciken regli başlatmak. Bu kulaktan duyma olan sözler çok saçma olarak görülüyor. Aspirinin hormonlarla alakası olmayan bir ilaç olduğu kanıtlanmıştır. Bunu için aspirin geciken regli yi başlatamaz. Kadın bu dönemde tamamen hormonlarla ilişkili olduğundan aspirin kesinlikle doğru bir yaklaşım değildir.

Aspirin regli dönemini öne almamakla beraber, kanama miktar ve yoğunluğu fazla olacaktır. Günlük yaşamda bu kanamalarla daha çok sorunlar yaşatacaktır. Bundan dolayı kesinlikle aspirin tavsiye edilmez.

Miraç Kandili

İsra suresinde cenab ı hak bu olayı anlatıyor. Bu olay akıllara durgunluk veren aklın mantığın çalışmadığı bir olaydır. Peygamberimizi mescidi haramdan alıp Kudüs e götürüyor. Kudüs den de kendi katına alıyor.
Ayeti kerime gayet açıktır. İsra suresinin birinci ayeti kulun Muhammedi bir gece mescidi haramdan (Mekke den) kedisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi aksaya (Kudüs e) götüren Allahın şanı yücedir. Doğrusu o görür ve işitir.

Miraçta bize gelen prensipler vardır. Bunlar:

• Allaha eş ve ortak koşmayınız.
• Anaya babaya hürmet ediniz itaat ediniz.
• Haklı olanlara hakkını veriniz
• İsraf etmeyiniz.
• İfrat (haddi aşma) ve tefritten sakınınız.
• İtidalli olunuz
• Çocuklarınızı öldürmeyiniz.
• Zinaya yaklaşmayınız
• Haksız yere kimseyi öldürmeyiniz
• Yetime iyi muamele gösteriniz.
• Ölçü ve tartılarınız doğru olsun
• Bilmediğiniz şeyleri körü körüne takip etmeyiz.
• Yeryüzünde gururlu ve böbürlenerek yürümeyiniz.

Bu isra suresi için bizim derleye bildiğimiz kadarıdır. Miraçtan peygamber efendimiz bize namazı getirmiştir. Bizim memleketimizde miraç gecesi öncesi oruç tutarak geçer ve gece ise camilerde namaz kılarak ve kuran okuyarak geçiririz.

Gerçek Rakı Tadı

Gerçek rakıda tabii ki lezzet farkı var. Ama elli derece alkol oranı olan rakının lezzetini anlaya bilmek için rakı ile uzun yıllar ilişkili olmak ve birlikte yaşamış olmak gibi bir geçmiş şarttır. Herkes o rakının zehirlimi iyimi sahte mi değil mi olduğunu anlayamaz. Hele acemi içiciler bunu hiç anlamazlar. Hele hele içkiye yatkın olmayan bir insanın iyi rakı ile kötü rakıyı birbirinden ayırması imkanı yoktur.

Anasonla karışık olan o kokusu yumuşak gelmeli, hırpalamamalıdır. Rakının iyisi anlamak erbap işidir. Uzun yıllar deneyimi gerekir.

Kötü rakı ve tehlikeli rakı içtikten sonra anlaşılabilir. O nedenle bilinen markaları bildiğin yerden alıp bildiğin şekilde içmeye devam etmelisiniz. İçe içe deneyimleri ile o markaları keşfedebilir.
Eskiden Yunanistan da adalarda küçük üretimler vardı. Bizde de üretim vardı o zamanlar şu anki markalar yoktu. Kalitesi yapılışı ve etkileri hepsi birinden farklıydı. Bir deyişle yapıldığı memleketin ve meyvenin üretim kalitesine bağlıdır genelde. Yurt dışında bazı markalar iyi iken Türkiye de ki üretimde çoğu marka kaliteyi yakalamıştır.

Ayrıca kötü yapılan rakı tehlikede içermektedir. Aralarında fark ise sadece lezzet ve derece farkı olarak görülmektedir. Genelde yunan rakısının dereceleri çok düşük olduğu için Türkiye de içilmez.

Kepçe Kulak Ameliyatı

Kepçe kulak düzeltme operasyonu hem çocuklarda hem erişkinlerde yapılabilen, genel anestezi yâda sınırlı uyuşturma ile yapılabilen fakat ameliyat ortamında yapılan bir operasyondur.

Bu ameliyatta kulak kepçesinin kafayla olan açısının veya kulak kepçesinin şeklinin yeniden oluşturulmasıdır. Bu kafa ile açının genelde 18- 20 dereceye getirilmesi idealdir. Ameliyat genelde erişkinlerde lokal anestezi seklinde yapılır. Çocuk yaştaki hastalarda ise genel anestezi yapılmaktadır.

Burada önemli olan kulakların simetrik olarak yapılması ve burada çok kafaya yaklaştırılmamasıdır. Kulak kepçesinin kafadan açıklığının fazla olması yada kafaya çok yaklaşık durması da güzel görülmeyen görüntüdür.

Burada önemli olan doğal olan yani anlaşılmayacak şekilde normali doğal olan şekline getirmektir. Kepçe kulak ameliyatının ameliyathane şartlarında yapıldığını söylemiştik. Peki nasıl yapılır.

Ameliyat ortalama 1 saat sürmektedir. Her iki kulak arkasından yapılan kelsilerle yapılır. Gerektiğinden de kıkırdaklara da çeşitli kelsiler şekil verme ve kıkırdağın inceltilmesi gibi operasyonlar yapılır.

Bağlama Nedir

Bu makale ile bağlama nedir sorusunu cevaplamaya çalıştık.Bağlama tarihi 2000 yıl öncesine dayanmaktadır.Orta Asya müzik geleneğinde önemli yeri olan telli sazlar grubundandır.Bu müzik aletinin atası ise kopuz adı verilen çalgıdır.
Bağlama üç ana bölümden oluşmaktadır.Bu bölümler tekne, göğüs ve sap olarak adlandırılırlar.Bağlama Türk Halk Müziğindeki en temel enstrümanlardan birisidir.İlk önce Orta Asyada benimsenmiş daha sonra ise Anadolu ve Rumelide benimsenmiştir.Yörelere göre bağlama çalım teknikleri farklılıklar arz edebilir.Bağlama dört ana düzende çalınır.Bunlar misket, müstezar, bağlama ve bozuk düzendir.Hüdayda ve bozlak düzeni gibi alt düzenlerde bulunmaktadır.Halk müziğinin en temel telli çalgılarından birisidir.Anadoluya özgü bir enstrümandır.Ama bugün Orta Asya ülkelerinde ve Balkanlara kadar uzanan birçok ülkede çalınan bir müzik aletidir.
Rivayetlere göre Asyanın bozkırlarına giden bir yiğit bir at tabakası görür.Ve atın kuyruk tellerinden bir kısmının atın tabakasına dolandığını ve rüzgarda sesler çıkardığını farkeder.Daha sonra bu teli eline alır ve vurarak sesler çıkartmaya başlar.
Saz diğer bir rivayete göre de Dede Korkut la özleşmiştir.Dede Korkutun zamanında şairlerin meydanlarda atışırken ve edebiyat ürünlerini ortaya koyarken kopuz ile eşlik etmeleri gözlenmiştir.Zaten kopuzda bugünkü bağlamanın atasıdır.

Mevlana Kimdir

Mevlana kimdir sorusunu cevaplamak için Mevlananın hayat hikayesine bir göz atmak gerekir.Hazreti Mevlana 1250 yılında bugünkü Afganistan sınırları içinde bulunan Berh şehrinde dünyaya gelmiştir.Mevlananın asıl ismi Muhammed Celelattindir.Mevlana ve Rumi isimleri ise kendisine daha sonra verilmiştir.Mevlana Mevla’ya ait olan anlamına gelir.Rumi ise batılıların ona takmış oldukları bir lakaptır.Rumi nin anlamı ise Anadolulu demektir.
Babası Valeddşn Veled efendi, annesi ise Mümine Hatundur.O dönemdeki karışıklıklar sebebiyle aile Hz. Mevlana 9 yaşında iken çok büyük zorluklarla Anadoluya göç etmiştir.
Hz. Mevlananın İslam ve Tasavvuftaki yeri çok önemlidir.Tasavvuf insan sanatıdır.Hz. Mevlananın babasının söylemiş olduğu bir söz vardır : “Ben Kur’an’ın dendesi Hz. Muhammed’in ayağının tozuyum.” der.Yani Mevlana ve Mevlevilik Kur’an’ın ve İslam’ın dışında bir şey değildir.Zaten Kur’an’ın temelinde insan vardır.Hz. Mevlana incelendiğinde ise baştan ağaşı kendisini insana hizmete adamıştır.

İlginç Olaylar 4 - Badi Böceğinin Savunma Mekanizması

İlginç olaylar ve hikayeler yayınlamaya devam ediyoruz.Serinin 4. ilginç olayı : Badi böceğinin savunma mekanizması sizleri hayrete düşürecek.
Yeryüzünde henüz isimlerini bile bilmediğimiz milyonlarca böcek ve bu böceklerin herbirinin vücudunda ayrı ayrı tasarlanmış mükemmel sistemler bulunur. Küçükten büyüğe bütün varlıkların bu derece çeşitli ve detaylı olması, bize Yaratıcı’nın sonsuz kudretini gösterir. Tasarım harikası böceklerlerden biri, badi böceğidir. Bu böcek uğur böceğinden bile daha küçük olmasına rağmen boyutlarına göre oldukça büyük ayaklara sahiptir. Ayaklarının bu özelliği ve kabuğu, böceğin savunma mekanizmasını oluşturur. Böcek, kendi için tehlike oluşturabilecek düşmanlarını gördüğünde hemen anten ve ayaklarını içeri çekip yere bir vantus gibi yapışarak kendini savunur.

Kabuğunun iç kısmı, istendiğinde antenleri ve ayaklarını içeri alabileceği şekilde tasarlanmıştır. Bu özellikleri sayesinde asla ters çevrilemez. Badi böceğini ters çevirmeye çalışan karıncanın amacı, böceğin sert kabuğunun altındaki yumuşak kısımlara ulaşıp onu etkisiz hale getirmektir. Fakat savunma mekanizması sayesinde, karınca böceği ters çeviremez. Israrlı bir şekilde mücadele etmesine ve boyutunun böcekten daha büyük olmasına rağmen başarılı olamayan karınca, bir dakikadan daha kısa bir sürede mücadeleyi bırakır.

Böceğin bu üstün tasarımına mikroskop altında bakıldığında, ayaklarının yaklaşık altmışbin tane ufak tüyle kaplı olduğu görülür. Elektron mikroskopu altında incelendiğinde ise görülen, bu tüylerin çatallaşarak ikiye ayrıldığı ve uçlarında yumuşak, süngerimsi bir taban olduğudur. Ayağının bastığı yere bakıldığında binlerce damlacıktan oluşan yağ izleri görülür.

Tüycüklerin kökündeki bezlerde üretilen bu yağ, aradaki boşluklara akar buradan tüylerin ucuna ilerleyerek süngerimsi dokuyu ıslatır. İşte bu böceğin düşmanlarınca ters çevrilememesinin sebebi, bu tüylerin zemine bir vantus gibi yapışmasıdır. Bu böcekte kabuğun şeklinden tüylerin tasarımına, yağ bezlerinden yağın aktığı boşluklara kadar mükemmel bir bütünlük hakimdir.

Badi Böceğinin yaratılışındaki kusursuzluk ve düzen böyle bir sistemin evrim teorisinin iddia ettiği gibi tesadüflerle açıklanmasını imkansız kılar. Hiçbir tesadüf bu kadar mükemmel mekanizmaları biraraya getiremez. Tesadüflerin böylesine üstün bir tasarım oluşturduğu düşüncesini de akıl ve vicdan sahibi olan hiçbir insan kabul etmez.

Bu derece kusursuz sistemlerin var olması, bunları yaratanın üstün aklının tecellileridir. Alemlerin Rabbi olan Allah, her şeyin yaratıcısıdır ve bütün canlılar da bize kusursuz yaratışının delillerini göstermektedir. Kuran’da Allah’ın yaratışından şöyle söz edilir:

O Allah ki, yaratandır, kusursuzca var edendir, ‘şekil ve suret’ verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O’nu tesbih etmektedir… (Haşr Suresi, 24)

Peri Bacalarının Oluşumu

Kapadokyada bulunan Peri Bacalarının oluşumu çoğu kişinin merak ettiği bir konudur.Peri Bacalarının oluşumu esasen yüzyıllar süren bir süreçtir.Kapadokyada bulunan volkanik arazinin, işlenebilir kayaların, yumuşak kayaların yüzyıllar boyu yağmur ve rüzgarın bir heykeltraş görevi üstlenmesiyle bu şekiller ortaya çıkmışlardır.
Peri Bacalarının oluşumu tamamı ile bir doğa olayıdır.Yeni bu şekiller hiçbir insanın eli değmeden doğanın oluşumları sonucunda meydana gelmişlerdir.Fakat daha sonra burada bulunan Hristiyanlar ve buraya yerleşmek isteyen halklar bu kolay oyulabilen taşları oyarak kendilerine ev ve barınaklar yapmışlardır.

Atatürkün Tuttuğu Takım

Beşiktaş ve Fenerbahçeliler arasında Atatürkün tuttuğu takım olduklarını iddia etmektedirler.Fenerbahçe müzesine bakıldığında Atatürkün kendi el yazısı ile Fenerbahçeye itafen bir yazısı olduğu görülüyor.Kurtuluş savaşı sırasında Atatürk Fenerbahçe kulübünü teşekkür amaçlı bir ziyaret gerçekleştirmiş ve bu yazıyı da o zaman yazmıştır.Fenerbahçeliler ise bu kulube ziyaretini Atatürkün Fenerbahçeli olduğu şeklinde yorumlamışlardır.Fakat bu durumun gerçekliği hala tartışma konusu olmaya devam etmektedir.
Beşiktaşlılar ise Fenerbahçenin bu iddiasını Atatürkün Karşıyaka kulübünü de iki defa ziyaret ettiğini göstererek çürütüyorlar.Daha sonra Altay kulübünü de ziyaret etmiştir.Onların şeref defterlerine de aynı Fenerbahçe kulübünün şeref defterine yazdığı gibi gayet güzel cümleler yamıştır.Beşiktaşlılara göre ise Yüce Önder Atatürkün Beşiktaşlı olduğunu söylerler.Çünkü Beşiktaşlılara göre Atatürkün Ankarada ilk kurduğu hükümette İçişleri Bakanı Kamil Berkut olmuştur.Kamil Berkut isimi ise Beşiktaş Kulübünün kurucusudur.Ayrıca Atatürkün babası Kılıç Ali hayatı boyunca emir subayı gibi bu ismi yanında taşımıştır.Beşiktaşın kurulmasında büyük emeği geçen bir iki kişi de Atatürk’e yakınlıklarıyla dikkat çekmişlerdir.
Bütün bunlara rağmen Atatürk tuttuğu takımı sır gibi saklamış ve kendi cümleleri ile benim tuttuğum takım şudur dememiştir.

İlginç Olaylar 3 - Havuzda Hamile Kalan Genç Kız

İlginç Olaylar makalelerimize kaldığı yerden devam ediyoruz.Bu haftaki konumuz ise hayli ilginç : Havuzda hamile kalan 13 yaşındaki genç kız :
Kızıyla Mısır’a tatile giden Polonyalı anne, otele dava açtı. Dava gerekçesi herkesi şaşırttı.

Kızıyla Mısır’a tatile giden Polonyalı anne, 13 yaşındaki kızının havuza girdikten sonra hamile kaldığını iddia ederek kaldıkları otele dava açmaya karar verdi.

13 yaşındaki kızın annesi Magdalena Kwiatkowska, tatilden döndüklerinde kızının hamile olduğunu öğrendiklerini ve bunun kızının havuzu kullanması nedeniyle gerçekleştiğini öne sürdü.

Kızının havuz suyundaki spermden hamile kaldığını söyleyen Magdalena, otele tazminat davası açtı. Anne kızının tatil sırasında hiçbir erkekle tanışmadığı ve bir şey yaşamadığı konusunda ısrar ederken, Varşova’daki turizm acentasındaki yetkililer de bu tuhaf şikayetin kendilerine ulaştığını doğruladı.

Öte yandan otel yetkilileri kadının tazminat koparmaya çalıştığını öne sürdü.

Kaynak: www.gazeteport.com