Makaleleri.org

İyi Bir Sunum Nasıl Yapılır

Başarılı bir sunumdan bahsediyorsak sunum birleşenleri bilmemiz gereklidir. Sunum bileşenlerine baktığımız zaman sunum yapan kişi birinci bileşendir. İkinci bileşen dinleyicilerdir. Anlattığınız çevre ve ortam üçüncü bileşen olarak göze çarpar. Tüm bunlarla beraber provalarınızdır.

Eğer başarılı bir sunum yapmak istiyorsanız önceden bu sunumun provasını mutlaka yapmanız gerekmektedir. Prova yapmadan önce katılımcıları analiz edip prova yapmak gerekir. Ama bunlardan da önce yapılması gereken kendimizi analiz etmekten başlıyor.

Görüntüm iyi mi yada görüntümle mi etkilemeliyim, doğru giyiniyor muyum bunu analiz edebiliriz. İkincisi bilgim yeterli mi sorusu olarak karşımızda oluyor. Çünkü sunumlarda hiç beklenmedik sorularla karşılaşabilirsiniz.

Sadece sunum yaptığınız için kişiler size çok faklı sorular sorabilir. Her tarz soruyu beklemek gerekir bu sorular doğaldır. Bilgim yeterli mi bu konuyla ilgili bana ne tür sorular gelebilir. Bu sorular geldiğinde ben nasıl cevap vermeliyim gibi kendi kendimize düşünmemiz gerekmektedir.

Hep söylenen profesyonellerin yaşı kadar konuda uzman olması gerektiği söylenir. Uzmanların yaşı kadar konu bilmesi ve bu konuları da çok hakim ve kendine güvenli bir şekilde anlatabilmesi gerekmektedir. İletişim becerileriniz çok yüksek olması gerekmektedir. Çok iyi bilebildiğiniz bir konuyu hatta hakim olduğunuz bir konuyu iletişim becerisi olmadan sunum yapacağınız kişilere tam olarak yansıtamazsınız.

En önemli şeylerden biride beden dilini doğru kullanmaktır. Kelimeleri doğru seçerek sunum yapacağınız kişileri daha kolay etkile bilirsiniz. Fakat bu da daha önceden ne kadar prova yaptığınıza bağlıdır. Ayrıca yüzünüzdeki ifadenin de olumlu bir ifade olmasında yarar vardır. Bu da seyirciyi etkileyen bir faktördür.

Belgeler Menüsü Nasıl Kaldırılır

Hızlı Başlatta bulunan belgeler menüsünü kaldırmak istiyorasanız nasıl olacağı ile ilgili bilgi aşağıda yer almaktadır.
HKEY_CURRENT_USERSoftwareMicrosoftWindowsCurrent
VersionPoliciesExplorer’da Yeni*IkiliDeğeri açın ve dosyaya “NoRecentDocsMenu” yazın. Çift tıklayın.
Değer verisini 01 00 00 00 yapın.

Egzama Hastalığı ve Tedavisi

Egzama Hastalığı bir mikrobun bulunmadığı iltihaplı bir rahatsızlıktır. Kızarıklık, kaşıntı, pullanma kepeklenme, sulantı, sızıntı gibi bulgularla başlayan egzamada en temel belirti kaşıntı kızarıklık olarak bilinmektedir. Egzamalar çok değişik formları vardır. Ailesel egzamalar, içsel egzamalar, temas egzamaları, hatta kepek problemlerine yol açan bir egzama türü bile vardır.

Egzama her yer de görülebilen bir rahatsızlıktır. Sırt, boyun, yüzde, ellerde, bacaklarda, saçlarda da görülmektedir. Bebeklerde en başta yüzde görülmekte yaş ilerledikçe emekleyen bebeklerde dizlerde görülme riski artmaktadır. Temas egzamaları ilk gözde başlayarak göz kapağında kuruluk, kaşıntı, pullanma gibi bulgular olur.

Egzamanın belli dönemlerin de kuruluk ve çatlama belirtileri en belirgin özellikleridir. İlk dönemde kızarıklık kaşıntı başlar. Su toplamasıyla devam ederek devam edecektir. Hastalık ilerlerse kuruma çatlama gibi daha geç bulgular ortaya çıkar. Egzamalar en çok mantar hastalıkları ile karışmakta olup bunu ayırmak gerekli görülmektedir. Sedef hastalığı ile de karıştırıldığı görülmektedir. Sedefte de pullanma kızarıklık gibi belirtiler olduğu için bu karışıklığı ilk gördüğümüz anda bir cilt uzmanına gitmemiz gerekmektedir.

Egzamanın tedavisi ise kronik olan hastalık olduğu için kesin tedavisi olmayan hastalıklar arasındadır. Birçok yan faktör egzama oluşumunu etkilemektedir. İlaçlarla ve birtakım önlemlerle kontrol altına alına bilecek olan bu rahatsızlar kepek egzamasında şampuanlarla önlenebilir. Bazı ilaçlarla da yada yeni bulunan yöntemlerle egzama kontrol altına alınmaktadır. Hasta belli bir yaştan sonra rahatsızlığında gerileme olacağı kanıtlanmıştır.

Bundan başka koruyucu nemlendirici ürünleri kullanarak hastalığın tedavisin de yardımcı olarak kullanabilir. Fakat kullanılan ürünler doktor tavsiyesinde olması gerekmektedir yanlış kozmetik ürün kullanımı da egzamayı tetikleye bilmektedir. Sadece ilaçlar değil hastanın yaşam biçimi de değiştirmek gerekebilir hatta yeni bir iş yeni bir ortamda yaşaması bile gerekebilmektedir.

Tedavi sadece ilaçla yapılacak bir sorun değil tüm yaşamıyla ilgili bir sorundur. Ellerini çok yıkayan biri ellerini daha az yıkayabilir. Bazı insanlar sırf ellerini fazla yıkadıkları için egzama olurlar. Aslında çok yönlü bir hastalıktır. İlaçlar işe yaramadığında foto terapi yöntemi de kullanabilmektedir. Güneş ışığından yararlanmakta egzama azaltan nedenlerdir. Bazı doktorlar yazları hastalarını sahilde güneşlenerek iyi geleceğini söylemektedir.

Sedef Hastalığı ve Tedavisi

Sedef Hastalığı genetik bir rahatsızlıktır. Bir ailede birden fazla kişide sedef görülme riski fazladır. Bulaşıcı bir rahatsızlık olmayan sedef çok değişik şekilde insanlarda görülmektedir. Sedefin kesin olarak tedavisi genlerin değiştirilmesi ile oluyor.

Bir sedefi tedavi ederken tamamen düzelebilir, geri gelebilir yada gelmeye bilir. Vücudun bağışıklığını etkileyen her şey sedef hastalığını davet eder. Klasik olarak sedef diz, dirsek ve başta olur. Yalnız başta olabilir yalnız tırnakta olabilir yada bütün vücutta olabilir. En zor tedavi edilen sedef ise el içi yada ayak altlarında olan sedeftir.

Sedef bulaşıcı bir hastalık değildir. Genetik olduğu için ailenin diğer fertlerinde görülme riski %33 olarak bilinmektedir. Bazı durumlarda aynı genler çocuklarda olduğu halde sedef olmama olasılığı da vardır.

Sedef hastalığı genelde mantar hastalıkları ile karıştırılmaktadır. Yalnız tırnakta olabilir yalnız tırnakta olduğunda teşhisi çok zordur. Birçok sedef hastalıklarına egzama teşhisi konduğu da bilinmektedir.

Çevredeki sıkıntı, üzüntü, depresyon gibi durumlar yediği içtiği şeyler, sedefin oluşmasında en önemli faktörlerdendir. Bundan başka Şarap, bira, sigara, domates, patlıcan, gibi maddelerde sedefi tetikleyen maddeler arasındadır. Vücut zaten zararlı olanları söyler sevmediği maddelerde kaşıntı yapar.

En önemlisi bu maddeleri yakın çevresinde sedef olanların almamasıdır. Nedeni ise genlerinde olan sedef açığa çıkmamışsa bile bu maddelerin tüketilmesi halinde sedef hastalığı ortaya çıkması çok yüksek ihtimaldir.

İlaçlar vardır fakat yalnız dirsekte yada başta ise güzel cevap verilir. Fakat tüm vücutta ise ağızdan sistemik ilaçlar yada foto tedavi ve pua tedavisi uygulanır. Yeni birçok ilaç çıkmasına karşın çok pahalı ve herkesin alacağı düzeyde bir ilaç değil iğne şeklinde kullanılıyor. Bu gibi ilaçlar bağışık sistemini direk etkileyen ilaçlar olduğu için çok dikkat etmek gerekir. başka hastalıkları tetikleye bileceği için doktor tavsiyesi olmadan her ilacı kullanmamalıyız.

Dikkat Eksikliği Başarıyı Düşürür Mü

Dikkat eksikliği başarıyı düşürür mü sorusunun cevabını bulabilmek için bu makalenin tamamını okumanız gerekmektedir.
Kimi aileler tarafından yeterince önemsenmese de hiperaktivite çocukların geleceği için ciddi sorunlara yol açabiliyor. Yeterince zeki olmasına rağmen kapasitesinin altındaki eğitime mahkum olan bu çocuklar hatta kimi zaman toplum dışına itilebiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Zafer Atasoy, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu anlatıyor.
Günlük dilde ‘Dikkat eksikliği’ olarak tanımlanan Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, üç alanı kapsar, dikkat sorunları, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik. Kimi çocuklarda dikkat sorunları, kiminde aşırı hareketlilik ve dürtüsellik daha belirgin olarak ön planda yer alabilir. Erkek çocuklarda hareketliliğin daha sık görüldüğü, buna karşın kızlarda da dikkatsizliğin daha sık olduğu bilinmektedir.

SEBEBİ KESİN OLARAK BİLİNMİYOR
Dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin ortaya çıkmasına neden olan durum henüz kesin olarak gösterilmemiştir. Beyin dokusunda hücreler arasında iletişimi sağlayan nörotransmitter adı verilen kimyasal maddelerin (Dopamin, adrenalin, noradrenalin, serotonin ve diğerleri) düzeylerindeki değişiklikler, beyin işlevlerinin düzenlenmesindeki aksamalar bu tablonun sorumluları olarak görülmektedir. Yapılan çalışmalarda ailesel bir geçişten söz etmek de mümkündür. Bazı ailelerde bu rahatsızlığın görülme sıklığı diğerlerine göre 8-10 kat fazla bulunmuştur.

AİLELER NASIL ANLAYABİLİR?
Yaşıtı arkadaşlarının sergilediği dikkat performansına göre düşüklük sergilemesi bu durumu akla getirmelidir. Ayrıca, detaylara dikkat etmeme, ödevlerde dikkatsiz hatalar yapma, oyun ve görevlerde dikkati sürdürememe, okul ödevlerini bitirememe, dinlemez gibi görünme, zihinsel performansı sürdürmede zorluklar sergileme, eşyaları kaybetme, dış uyaranlarla dikkatin dağılması, unutkanlıklar gibi belirtiler de gözden kaçmamalıdır.
Dikkat eksikliğinde en önemli sorun çocuğun bu nedenle eğitim imkanlarından yeteri kadar yararlanamamasına yol açar. Bu durumda da içinde bulunduğu toplumda hak ettiği yeri alamaz ve toplum dışına itilebilir.

TEDAVİ NE ŞEKİLDE YAPILIR?
Tedavide öncelikle çocuğun tıbbi ve ruhsal olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirme ne denli sağlıklı yapılmışsa tedavi de o denli başarılı ve olumlu gelişir. İlaç tedavisinde uygun seçeneklerle etkin ve hızlı sonuçlar almak mümkündür. Bu nedenle sağlıklı bir izleme gereklidir. Eş zamanlı olarak çocukla birlikte olan erişkinlerin ona yönelik tutum ve davranışlarında sergileyeceği olumlu değişikler önemli yer tutar.

Vizite Kağıdı Nedir

Vizite kağıdı nedir sorusunun cevabını bu kısa yazımızda cevaplamaya çalıştık.Vizite kağıdını genel olarak tanımlamak gerekirse sigortalı bir işte çalışan kişilerin sağlık kurumlarında muayene olmak için işyerinden alması gereken başvuru kağıdıdır.
Vizite kağıdı bir sağlık kurumunda sizin bir sigortalı işte çalıştığınızı ve bu iş dolayısıyla sosyal bir sağlık güvenceniz olduğunu belirtmeniz için gereken evraktır.
Vizite kağıdında bulunduğunuz bölümün yetkili kişilerinin imzası ve şirket veya kaşesi bulunması gerekmektedir.Vizite kağıtlarının geçerliliği verildiği tarihten itibaren 3 gündür.
Vizite kağıdını sigortanızın başlangıcından itibaren 90 gün geçtikten sonra alabilirsiniz.Aile fertlerinize almak için bu sürenin 120 gün olmasını beklemek zorundasınız.

Serzenişte Ne Demek

Serzenişte serzeniş kelimesinden türetilmiş bir bulunma halidir.Serzenişte olmak anlamını taşır yani serzeniş ise bir şeyden şikayetçi olma ve o şeyden bıkkınlık, bezmişlik ifade eder.
Serzenişte demek bir durumdan veya bir kişiden bıkkın veya bezgin olup bunu da dışa yansıtma hadisesidir.

Sinüzit Hastalığı Nedir?

Sinüzit hasalığı baş ağrısı, yüzde dolgunluk ve basınç hissi, burun çevresinde hassasiyet, burun tıkanıklığı, geniz arkası akıntı, balgam şikâyetleri ve koku almada azalma sinüzit belirtilerinin en başında gelmektedir.
Sinüzitin yan belirtileri ise:
• Halsizlik
• Ağız kokusu
• Kulak problemleri
• Dikkatsizlik, yorgunluk
• Diş problemleri
Gibi belirtilerde sinüzitin ana belirtileri yanında bu belirtileri de sayabiliriz. Sinüzit baş ağrısı yapan diğer hastalıklarla migren gibi problemlerle de karışabilir. Yada dış ağrılarında karıştırılma riski olan ağrılardır.
Sinüzit tedavisi ise soğuk algınlığı, gribal enfeksiyon gibi gribin tam olarak tedavi edilemediği durumda sinüzite çevirmesi söz konusudur. İlaç tedavisi 14 gün yada daha fazla sürebilen ağrı kesiciler iltihap sökücüler ve burun açıcı ilaçların olduğu bu aşamayla başlıyoruz.
Kronik sinüzitte ise üç aydan uzun süren bu tabloda ilaç tedavisine yanıt alınamadığı zaman, cerrahi tedavi süreci başlar.

Kalp Krizi

Kalp krizi damarın tam tıkanmasıyla oluşan bir süreçtir. O sırada başlayan göğüs ağrısı da damar açılana kadar devam eder. Açılmadığı taktirde 8 ile 24 saat içerisinde devam eder sonra geçer.

Ama kalp krizi damar tam tıkanmadan evvel % 80 damarlar da darlık olduğunu varsayalım. O taktirde de hastada bir kısım ağrılar olur ama bu ağrı farklı bir ağrıdır. Bu ağrı klasik olarak yürüyünce merdiven çıkınca ortaya çıkar. Bazen yemek yedikten sonra yürüyünce ortaya çıkar. Bazen gece uykularımızdan uyandıran ağrı hissedersek de olabilir.

Bu ağrılar kısa süreli olup genelde 5 dakika gibi kısa süreli sürer. Bu ağrılar kriz ağrısı değildir damar tam tıkanmadığı için bize normal ağrı gibide gelebilir. Bu ağrının kalp krizi belirtisi olduğunu düşünüp doktora giden şanslıdır. Bu ağrıları çoğu hissetmediği yada umursamadığı için kalp krizi olur.

Çoğu insan ağrıları umursamaz daha sonrasında kalp krizi olduktan sonra kalp krizi olduğunu öğrenir. Dediğim gibi bu ağrıları önemseyip doktora giden hastalar için yemek yedikten sonra yürümelerde, merdiven çıkarken ağrılar gibi bu ağrıları hissedip doktora başvuran hastalar kalp hastası olduklarını öğrenirler. Kriz geçirmeden gerekli olan her şeyi doktorları yapar.

Damar tıkanıklığından oluşan bu rahatsızlık en fazla kolesterol yüksekliği, tansiyon yüksekliği, sigara içip içmediği, aileden gelen yani önceden kalp krizi geçiren, şeker hastaları bu hastalığın olmasındaki en büyük etkenler olarak görülmektedir. Genetik olarak yakın akrabalarda olan kalp krizi en riskli faktör olarak ikinci olarak sigara içimi kalp krizi riskini en çok tetikleyen problemlerdir.

Yakıttan Tasarruf Nasıl Yapılır

Araçlarda son dönemlerde herkes daha az yakıt kullanıp daha ileriye gitmek istiyorlar. Bunu hem üreticiler hem de bilinçli kullanıcılar daha az yakıt harcayarak daha çok kilo metre yapıyorlar. Daha az yakıtla daha çok yol gitmek için aracımızın devrini mümkün olduğunca 2500-3000 devirlerde tutmakta yarar var.

Hem çok düşük deviler hem de çok yüksek devirler aracın yakıtta fazla yakmasına neden olur. Ayrıca egzoz dan çıkan zehirli gazlarda devir yüksekliği artıracağı için çevre yönünden araç devirine dikkat etmek gerekir.

1 ve 2 vitesler çok düşük ve yüksek devirli viteslerdir. Dolaysıyla 1 vites sadece aracın kalkış anında kullanılması için önerilir. Öncede dediğim gibi 2500-3000 devir araçların en az yakıt tüketeceği devirlerdir. Hem düşük devirde araç kullanmayacaksınız hem de düşük viteste aracınızı kullanmamaya özen göstermeniz gerekmektedir.

Ayrıca mümkün olduğu kadar trafiğin yoğun olduğu saatlerde trafiğe çıkmamak gerekir. Gideceğiniz yere yan yollar var ise biliyorsak oradan gitmekte fayda var. Yola erken saatlerde çıkmak birinci kural olarak göstere biliriz.

Trafiğin yoğun olmaması ve dur kalk olmaması, vites değiştirmemek, şerit değiştirmemek yakıt tasarrufunu sağlayacak etkenlerdendir. Bu gibi küçük ama etkili yollarla tasarruf sağlaya bilirsiniz.