Kaplumbağalar ile ilgili sizler için hazırlanan makaleyi okumaktasınız.Bu makale ile Kaplumbağalar hakkında bilgi sahibi olacaksınız.

Kaplumbağalar hareketleri yönünden ne kadar telaşsız ve ağır hayvanlarsa onların tarih boyunca gelişimi de o kadar yavaş olmuştur. Kaplumbağalar öteki sürüngenler ile birlikte Mezeozoik’ in ilk döneminde olan Trias çağı’ nda Ortaya çıkmışlardır.
200 milyon yıldan beri kaplumbağaların vücut yapıları önemli hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Hâlbuki kaplumbağalar, dünyamızın henüz soyu tükenmemiş en eski hayvanlarıdır. Aç kalmak onları hiç rahatsız etmez. Eğer yakınlarında yiyecek bulamayacak olursa bundan zerre kadar üzüntü duymaz. Yiyecek aramaktan vazgeçip oldukları yerde beklerler. bir gün, bir hafta, hatta bir ay ve daha fazla… Açlığa pek dayanıklıdırlar, üstelik çok uzun ömürlüdürler. Yüz, Yüz elli yıl kadar yaşarlar.
Kaplumbağalar sık sık ölümsü bir uykuya dalarlar. Hele yaşadığı çevreye sıcaklık düşmeye başlayınca hayvan iyice uyuşup kalır. Bol güneş ışığı alan kuru toprakta kendine bir delik kazıp bütün kışı orada geçirmek üzere içine girerler.
Deniz kaplumbağaları ise çukur kazacak yerde kendilerini denizin derinliklerine bırakıp sıcak günlerin gelmesini beklerler. Bugün denizde ve karada olsun dünyamızda 250 ye yakın kaplumbağa türü yaşamaktadır. Bunları döner boyunlular, deniz kaplumbağaları, gizli boyunlular ve yumuşak kaplumbağalar diye dört alt takıma ayırmak yerinde olur.
Üremesi ise Yumurtlama yolu ile ürerler. Yumurtalar genellikle yuvarlaktır ve dişi kaplumbağa yazın yumurtlar. Bunları nemli toprakta arka ayakları ile oyduğu çukurun içine bırakır. Sonra da yabancı hayvanlar ve insanlar almasın diye yumurtaların üzerini toprakla örter. İki ay dolmadan yavrular yumurtada çıkarlar, kendi kendilerine beslenirler.