Beyin Kabuğundaki Merkezler ile ilgili sizler için hazırlanan makaleyi okumaktasınız.Bu makale ile Beyin Kabuğundaki Merkezler hakkında bilgi sahibi olacaksınız.

Sinir Merkezleri
Biyoloji bilginleri yaptıkları deneyler sırasında beyin kabuğunun çeşitli noktalarını harekete geçirmek için sık sık elektrik akımından yaralanmışlardır. Görülen tepkiler her birinin belirli bir görevi olan beyin kabuğundaki bölgelerin yani sinir merkezlerinin tespit edilmesine imkan vermiştir. Hastanın beyinin deki rolando yarığının hemen önündeki bir nokta tahrik edilince kolun, biraz yukarısındaki başka bir nokta tahrik edilince de bacağın kasıldığı görülmüştür. Böylece kol ve bacakların oynatıcı merkezleri tespit etmek mümkün olmuştur.
Sağ beyin yarım küresinin tahrik edilmesi ile gövdenin sol tarafındaki organlar, sol yarım kürenin tahrik edilmesi ile de sağ taraftaki organlar hareket eder. Bir hayvanın sol beyin yarım küresi kesilip çıkartılırsa gövdesinin sağ kısmında tam bir felç meydana gelir. Sağ beyin yarım küresi çıkartıldığında ise sol yanı felç geçirir.
Oynatıcı Merkezler
Oynatıcı merkezler rolando yarığının ön kısmında bulunur. Her bir merkez bir tek kasa emir veremez. Bir eklemi hareket ettiren bir kas grubuna emir verir. Beyin kabuğunda yapılan uyarılar kasların isten dışında birden bire ve şiddetli kasılmaları ile kendini belli eden sar’ a krizlerine sebep olur. Hücrelerin takip edilmesi sonucunda ise o bölgedeki merkeze bağlı organlarda felç meydana gelir.
Konuşma Merkezi
Konuşma merkezi üçüncü sol alın büklümünde bulunur. Öteki merkezlerden önce pierre- Paul Broca (1820-1880) adında bir operasyon tarafından keşfedilmiştir. Daha sonra bu büküme keşfeden operatörün adı verilmiştir.
Konuşma merkezinde ilk önce söyleyeceğimiz kelimelere gerekli olan hareketler için karar hazırlığı yapılır. Sonra bu karar komşu oynatıcı merkezlerin işbirliği ile birer oynatıcı akız olarak ses organının kaslarına ulaşılır.
Bu merkezler her hangi bir hastalık ses kaslarının görevini yapmasına engel olabilir. Bunun sonucu olarak da ses organlarında hiçbir hastalık bulunmamasına rağmen o şahıs konuşma yeteneğini kaybedebilir. Bu hastalığa afazi adı verilir.
Yazı Yazma Merkezi
Bu merkez ikinci alın büklümünde bulunur. Yazılacak kelimenin görüntüleri burada hazırlanır. Yazı yazmak istediğimiz zaman bu görüntüler sol yarım küredeki kolun oynatıcı merkezine geçer. Oradan da oynatıcı akızlar durumunda sağ kol ve sağ el kaslarına ulaşır. Solak olan kimselerde görüntü sağ yarımküreye geçerler.
Beyin kabuğu merkezlerinin ve bunların aşağı inen ipliklerin beyin içindeki geçitlerde harap olması bu ipliklere bağlı olan kas kümelerinde çapraz bir felce sebep olur. Eğer iplikler çaprazlaştıktan sonra harap olurlarsa felç aynı yönde olur.
Yazı yazma merkezinin her hangi bir yerinde meydana gelen bozukluklar o şahsın yazı yazma tekniğini yok eder. Bu hastalığa Agrafi denilir. Okuma yeteneği ise bozulmamış olarak kalır.
İşitilen Sözcükleri Hatırlama Merkezi
İşittiğimiz sözcüklerin anlamlarını bu merkez yardımı ile anlaya biliriz. Bu merkezin çok zengin ve çok büyük bir plak dolabına benzetmek mümkündür. Dolapta her söz için ayrı bir plak bulunur. Bu patla o sözüm anlamı vardır. Bir kelimeyi işittiğimiz zaman plak dolabımızda otomatik olarak bir seçim yapar. Aynı anda bu kelimelerin görüntüsü ve anlamı belirir. İnsan eli ile böyle bir arşiv yapmak imkânsızdır. Birde birkaç lisanda konuşabilen bir insanı tasavvur ediniz. Bu binlerce kelimenin birkaç santimetre karelik bir yere sığabildiğini düşünmek insana inanılmayacak bir şey gibi görünür.
Bir yara veya şiddetli bir sarsıntı sonunda bu merkezdeki hücreler harap olunca o şahıs konuşmaya yazmaya ve okumaya devam etmesine rağmen işittiği sözlerin anlamlarını kavrayamaz. Bu hastalığa surdite verbale 0= konuşma sağırlığı adı verilir.
Görme Merkezi
Göze giren ışık gözün ağ tabakasında bulunan görme hücrelerinde toplanır. Bu hücrelerin konik yada çubuk şeklinde iki cins uzantıları vardır. Görme hücrelerinden sonra görme yolundaki nötronlar sıralanır. Görme yolları ağ tabakanın aldığı bu izlenimleri beyin kabuğundaki görme merkezine götürür. Beynin art kafa bölgesinde bulunan bu merkezde gözün bir fotoğraf makinesi gibi zaptettiği görüntüler anlam kazanır. Ve görme oluşur.
Görme merkezindeki hücreler harap olunca gözün ağ tabakasında görüntüler toplanmaya devam etmekle birlikte biz bunları göremeyiz. Buna kabuksal körlük (cecite corticale) adı verilir.